Bazen insanlar terapiye gelirken “anlatacak özel bir şeyim yok” diye düşünebilir.
Oysa terapide, konuşmak için belirli bir konuya ihtiyaç yoktur. Aklınıza gelen bir düşünce, gün içinde yaşadığınız bir an, bir rüya, izlediğiniz bir sahne, içinizden geçen bir his ya da tek bir kelime… Hepsi konuşmanın bir parçası olabilir.
Bazen de hiçbir şey söylemek istemeyebilirsiniz. Sadece durmak, susmak… Bu da sürecin bir parçasıdır.
Psikodinamik terapi, akla gelenleri serbestçe getirebildiğiniz bir alan sunar. Anlam, tam da bu dağınık gibi görünen parçaların birlikte düşünülmesiyle ortaya çıkar.
Psikodinamik terapide değişim, yalnızca konuşulanlardan değil, kurulan ilişkiden doğar. Bazen bir şeyi anlatmak yeterli olmaz ama birinin yanında, o şeyi farklı bir şekilde deneyimlemek dönüştürücü ol
Terapi sonsuz bir süreç değildir. Ama ne zaman sona ereceği, çoğu zaman baştan net olarak belirlenmez. Süreç içinde, konuşulanların nasıl anlam kazandığı, tekrar eden örüntülerin nasıl fark edilmeye b
Terapiye değişim ihtiyacıyla başlanır ama bu değişim her zaman hemen hissedilmeyebilir. Bazen 'hep aynı şeyleri konuşuyoruz' gibi gelebilir. Oysa bu tekrarlar, hayatın içinde de tekrar eden örüntülere